Satan bugününü,ekip kuran geleceğini kazanır
26/10/2007
Oriflame'in 600'den fazla herkese hitap eden Doğal İsveç Kozmetiklerini satmak kolaydır.Oriflame'den kendi ihtiyaçlarınızı almanın yanı sıra ürün satarak çocuğunuzun sevis ücretini,istediğiniz bir çift ayakkabıyı,mutfak masrafınızı ve gündelik ihtiyaçlarınızı karşılayacak kazançları elde edebilirsiniz.
Ancak kiradan kurtulup kendi evinizin sahibi olmak,eşinizin değil,kendi arabanızı kullanmak,yurtdışını televizyondan değil bizzat gezerek görmek,çocuklarınızı özel okullarda okutmak ve miras bırakabileceğiniz bir işe sahip olmak istiyorsanız satış yapmanın yanısıra ekip kurmalısınız.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Güzellik Danışmanı Olmak istermisiniz?
10/9/2007 -Kategori: oriflame
Arkadaşlar,Güzellik danışmanı olmak hem kazanıp hem kazandırmak,kaliteli ve bitkisel kozmetik ürünlerini kullanmak ve çevrenize tavsiye ederek aylık gelir kazanmak istemezmisiniz?Çoğumuz kullandığımız cilt bakım ve kozmetik ürünlerimize dünyanın parasını ödüyoruz, üstelik çoğu ürünün içeriğini ve nasıl kullanılacağını bile bilmeden.Kullandığınız bu ürünleri niye %30 indimli almayasınız ki,bitkisel içerikli yüksek kalitedeki bu ürünleri muhakkak denemediyseniz denemelisiniz.,üstelik hem bu ürünleri kullanıp hemde cevrenize tavsiye ederek ek gelir kazanıp,kendi kullandığınız ürünlere para ödemeyip üstüne ek gelir bile kazanabilirsiniz,durun bir düşünün?çevremizde ne kadar çok tüketim var bir düşünün,bu tüketimi kendinize yönlendirerek nasıl bir kazanç elde edeceğinizi hesaplayamazsınız bile,akıllı ,zeki bayan arkadaşlarım sizlere sesleniyorum,aileme, bütçeme destek olmak yada gerçekten bir iş yapıp faydalı olmak istiyorum diyenler nasıl yapacağım diye düşünmeyin,isteyin benimle irtibata geçin,ne kadar kolay olacağını göreceksiniz
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kelebeklerin kanatları
30/8/2007 -Kategori: yasam
![]() |
Çocuğunu okula yeni kaydettiren bir anne heyecanını ve planlarını anlatıyordu. “Artık evde tüm yaşamımız değişecek, kendimizi Filiz’e göre planlayacağız. Onun derslerine yardımcı olmak, ödevlerini kontrol etmek ve iyi bir öğrenci olmasını sağlamak en önemli işim olacak.” |
|
Hanımefendiyi uyarmak ihtiyacı duydum. “Bence bu duyguları çocuğa hissettirmeyiniz. Yaşamında yeni bir dönem başladığını o zaten fark ediyordur. Onun heyecanını ve yükünü artırırsınız. Hele derslerine yardımcı olmaya ve ödevlerini kontrol etmeye hiç yeltenmeyiniz. Bırakınız çocuk kendi işlerini kendi görmeyi öğrensin. Okumanın ve öğrenmenin kendi işi olduğunu hissetsin” dedim. “Ama sizin bu söylediklerinizi yapabilmesi için henüz çok küçük” diye cevap verdi. O sırada anımsadığım bir anekdotu anlattım. “Kırlarda dolaşan bir delikanlı, kozadan çıkmaya çalışan minik bir kelebek ile karşılaşmış. Bir süre seyredince çok çaba sarf ettiğini fakat bir türlü kozanın dışına çıkamadığını görmüş. Çakısını çıkarmış, kozayı biraz genişletip kelebeğin uçmasına yardımcı olmuş. Kelebek kozadan çıkıp karşı ağaca kadar uçmuş fakat orada dermansız kalıp, düşüp ölüvermiş. Çünkü kelebeğin uçmayı öğrenmesi ve kanatlarını güçlendirmesi için koza içindeki o mücadeleyi vermesi gerekirmiş.” Mücadele, yaşamı öğretiyor ve yaşama güç katıyor. Bizler de çocuklarımızı çok koruyarak, kollayarak, yaşamda kendi başlarına kat etmeleri gereken mesafeleri kısaltarak kanatlarının güçlenmesine engel oluyoruz. Onları yaşamla mücadelede zayıf ve bize bağımlı bırakıyoruz. Bir gün 90 yaşlarında bir bayan 70 yaşlarında bir adamın elinden tutarak hastaneye gelmiş. Doktorlar 70’li yaşlardaki adamı muayene ettikten sonra “Acilen hastaneye yatması gerekir” demişler. 90’lı yaşlardaki bayan 70’li yaşlardaki adamı hastaneye yatırırken hemşireye “Aman evladım o benim tek çocuğumdur. Geceleri üstünü açar. Ben de kalkar hep onun üstünü örterim. Dikkat ediniz üşümesin” diye tembihte bulunmuş. Sevgi ayrı, 70 yaşına kadar bir insana “Üstümü açarsam annem gelir kapatır” güvencesini vermek ayrı şeydir. Koruma ve kollama dozunu artırdıkça çocuğu korkak, ürkek ve beceriksiz bırakırız. Yaşamda sel, fırtına, kasırga her zaman vardır. Çocuk bunları görebilmeli, mücadele yollarını öğrenebilmelidir. İnsanlar sürekli anne ve babaları ile birlikte yaşayamazlar. Yalnız başlarına kaldıklarında karar verecek ve yollarını açacak cesaret ve yetenekleri kazanmaları gerekir. “Küçüktür” diye çocukların mücadele vermelerine engel olur, ödevlerini biz yapar, üstlerini biz örtersek bunların hepsini yapabilecek yaşa ve konuma geldikleri zaman bile yapmaz; bizden beklerler. Ama çocuğu küçük, beceriksiz ve yeteneksiz görmez, sabahları kendi kendine uyanabileceği, ödevlerini tek başına yapabileceği, arkadaşlarıyla olan ilişkilerini kendinin düzenleyebileceği, “ders çalış” demeden çalışması gerektiği fikrini ve inancını çocuklarda yaratabilirsek tüm yaşamlarını onurlu, bereketli, başarılı, özgüven ve mutluluk içinde geçirebilecek çocuklar yetiştiririz. |
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TEST
21/8/2007 -Kategori: kisisel gelisim
İnsan davranışlarını çözümlemek, tecrübeyle birlikte sezgi de gerektiriyor. Acaba siz bu sezgilere
sahip misiniz? Bir bakışta insanların huyunu anlar mısınız?
1- Uçakta bir erkekle kadının arasında oturuyorsunuz. Koltuğunuzun bir kolunu kadınla, diğer kolunu da erkekle paylaşmak zorundasınız. Kolu hangisi tamamen kendine alır?
a. Kadın
b. Erkek
2-Bir insanın konuşurken çok fazla ellerini kullanmasının anlamı nedir?
a. Durduğu yerde duramıyor
b. Kendisini ifade etmekte zorluk çekiyor
c. Oldukça duygusal birisine benziyor
3-Birbirlerini tanımayan bir erkekle bir kadın hava alanında yan yana oturuyorlar. Aralarında bir konuşma başladığını varsayalım. Bu konuşmayı ilk kim başlatmış olabilir?
a. Kadın
b. Erkek
4-Karşınızdaki kişi sizinle konuşurken sürekli dudaklarını yalıyor. Bunun anlamı ne olabilir?
a. Anlattıklarını kafasında resmetmek için uğraşıyor
b. Sizi baştan çıkarmaya çalışıyor
c. Söyledikleriniz onu başka dünyalara götürüyor
5-Omuzları çökük, hafifçe öne doğru yürüyen bir erkek gördünüz. Vücut şekli hakkında ne düşünürsünüz?
a. Kendine hiç güvenmiyor
b. Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü düşünüyor
c. Üzerinde çok büyük sorumluluk var
6-Bir tanıdığınız sizi çok sevimli bulduğunu söylüyor. Bunun anlamı sizce ne?
a. Sizi gerçekten sempatik buluyor
b. Size şirin görünmek için düpedüz yalan söylüyor
c. Sizin kafanızdaki yerini öğrenmeye çalışıyor
7-Bir insanın kaşlarını kaldırıp alnını kırıştırması sizin için ne ifade ediyor?
a. Yüz kaslarını çalıştırıyor
b. Sizinle dalga geçiyor
c. Sorunlara çözüm arıyor
8-Karşınızdaki kişi sizinle konuşurken, kollarını göğsüne kavuşturup, dimdik duruyor. Bu vücut şekli ne anlama geliyor?
a. 'Ben de seninle aynı fikirdeyim. Ne güzel düşünmüşsün'
b. 'Seni heyecanla dinliyorum. Bir süre düşünmem gerekiyor'
c. 'Senin düşündüklerine hiçbir şekilde katılmıyorum. Ben tam tersini düşünüyorum'
9-Konuştuğunuz kişi gözlerini sürekli sizden kaçırıyor, arada bir bakıp kafasını yukarı kaldırıyor. Bunun anlamı nedir?
a. Sizi can kulağıyla dinliyor. Konuştuğunuz konuyla ilgili tüm detayları hatırlamaya çalışıyor
b. Konudan tamamen uzakta, aklı ise karşı mağazanın vitrininde gördüğü ayakkabıda
10- Yeni taşınan komşunuzun kapısı önündeki koliler bir haftadır öylece duruyor. Ancak günler sonra çöpe atıldılar. Bu hareketin sizce anlamı nedir?
a. Nasıl olsa rahatsız olan birisi kolileri çöpe atacaktır diye düşünüyor
b. Muhtemelen kolilerin sizi rahatsız ettiğini düşünmüyor
c. Yeni komşunuz galiba düşüncesiz egoistin biri
Puanlama
*A *B *C
1. 5 0 1
2. 2 5 2
3. 5 2 0
4. 5 0 2
5. 2 2 5
6. 5 0 2
7. 0 5 3
8. 0 2 5
9. 5 0 3
10. 1 5 1
1-15 puan
İnsan sarrafı olmanız imkansız. Çünkü insanların davranışları arkasındaki mesajları almakta zorluk çekiyorsunuz. İnsanlar hakkında çok çabuk fikir sahibi oluyor, sonra da dikkatsizliğinizden hayal kırıklığına uğruyorsunuz. İnsanların mimiklerini okumak istiyorsanız, bir aynanın karşısına geçin ve çeşitli yüz ifadeleri takının. İşe yaradığını göreceksiniz.
16-30 puan
Beden dili konusunda sezgileriniz son derece kuvvetli. Ancak bazen tahminlerinizin tutmadığını da itiraf edin. Öncelikle insanlar üzerindeki etkinizden emin olmalısınız. Unutmayın ki, her insan birbirinden zor ve karmaşık bir bulmacaya benzer. Onu çözmek için bayağı zaman ve emek harcamanız gerekiyor.
31-50 puan
Tebrikler! Siz tam bir insan sarrafısınız. İnsanları çok iyi tanıyorsunuz. Ya sezgileriniz çok güçlü ya da karşıdan gelen mesajı direkt alıyorsunuz. Bu kadar geniş bir sosyal çevreniz olmasına şaşırmamak gerekiyor. Ancak bu yeteneğinizin tehlikeli bir hal almamasına dikkat edin. İnsanlarla konuşurken onlara bir psikolog edasıyla yaklaşmayın.
ekolay
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TERAZİ BURCUM :))
21/8/2007 -Kategori: astroloji
Teraziler, içsel dengeyi yakalayabildikleri zaman (Öyle olduklarını iddia ederler) enerjilerini yapıcı bir biçimde kullanmayı başarabilirler. Böylece çevrelerinde bulunan herkesi de etkileyebilir ve uyumlu olmaya yöneltici bir biçimde yönlendirebilirler.
Terazilerin gökyüzünden yeryüzünü seyretmeye dayanamadıkları bir gerçektir. Ancak, zaman zaman yeryüzüne inip toprağın derinliklerini araştırmaları önerilir. Toprağın çok derinlerine dalmasa bile yeryüzünde dolaşması ve gerekli incelemeleri yapması şarttır. Böylece bilgilerini ve görüşlerini geliştirebilir, uyum ve dengeyi yakalayabilirler.
Bir Terazi kendi içinde uyum ve dengeyi yakalamayı başardığı anda çevrelerine de bu uyumu bulaştırır ve büyük bir sükunet ortamı yaratabilirler. Üstelik, aynı zamanda sahip oldukları bilgiyi de başarıyla aktarabilirler.
Terazi'lerde doğal olarak öğretme yeteneği mevcuttur. Aynı zamanda sezgileri de hayli güçlüdür. Terazi Burcu tipleri, burçlarının sembolü olan ``Terazi'' gibi zaman zaman bir tarafı ağır basar. Ağırlığı oluşturan bazın duygu bazen bir fikir olabilir. Tabii böyle bir durumda dengeleri hemen bozulur.
Bir Terazi'nin dengesi bozulduğu zaman, kendilerine olduğu kadar çevrelerine de zarar verebilirler. Böyle durumlarda uçarı, daldan dala konan bir davranış biçimi sergilemeye, tam burçlarının elemanı olan ``Hava''nın güçlü etkisini göstermeye başlarlar. Tabii bunun sonucunda hedefledikleri amaçlarının hiçbirine ulaşamazlar.
Terazi'nin bu hali, yeryüzüne inip toprağa ayak basıncaya kadar devam eder. Kendilerini dinleyip tartmayı başaracak olurlarsa, yeniden iç dengelerine kavuşmayı başarırlar. Teraziler, iç dengelerini yakaladıkları zaman, ölçülü bir tempoyla hareket ederek sahip oldukları enerji akımlarını istedikleri gibi düzenlemeyi başarabilirler. Terazi Burcu mensupları, çok yönlü ve güçlü yeteneklerini, hareketlilik ve kendilerini değiştirebilme özelliklerini keşfedebilirler. Şayet, sahip oldukları bu yeteneklerin farkına varabilerlerse, doğru biçimde kullanmayı da başarabilirler. Böylece, duygusal yaralarını sarabilir, sevgi dolu sevecen insanlar olabilirler.
Dengeleri bozulduğu zaman, sinir hastalıklarına yakalanabilir, aşırı gergin, öfkeli, paranoid bir tablo sergileyebilirler. Böyle durumlarda sığır kuyruğu çiçeğinin yapraklarından hazırlanan çayı içmeleri tavsiye edilir.
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -










